Gönüllü Arkadaşlarımızın Kaleminden İslamî Konseptte Üniversite İdeali

Gönüllü Arkadaşlarımızın Kaleminden İslamî Konseptte Üniversite İdeali

İslam Üniversitesi İdeali.. Nedir bu ideal? Kimdir bu sürekli Twitter'ı sallayan; bir sesini duyurup bir geri çekilen kadro?.. Bu ve bunun gibi akıllardaki onlarca sorunun cevabına hülasa, sadece bir yönden ve bir perspektiften bakarak özetlemeye çalışalım:

İslam âleminin bilim ve teknikte ilerlerken, Batının deneyci metodunun kopyası olmaktan kurtaracak en çaplı ideallerinden biridir İslam Üniversitesi ideali. Ve belkide bu hareketin -örneği birçok Müslüman ülkede olmasına rağmen- en fazla ses getireceği yer de Türkiye'dir. Türkiye'nin özelde İslam halkları genelde ise insanlığı diriltmede bulunduğu konumu tartışmaya gerek yok.  Fakat açıkça görüyoruz ki Türkiye henüz âtıl durumdadır. Eğitimimiz, tarihimiz ve olmayan deneyci metodumuz ancak "aktarmacı" konumundadır. İlerisine geçememiştir. Peki bunun sebebi nedir? Niçin bu atalet zincirini kırıp dağıtacak bir kadromuz yok? Bilim, sanat ve tarih bizim için iki ucu da aşırılık olmaktan ne zaman çıkacak?
Herhalde cevabımız, hayıflanmanın veya tefvîz ile suçu ve işi başkalarının boynuna atmanın ötesine geçtiğinde bir cevap olabilecektir ancak. Biz bunun muhasebesini yine ümmetin ve İslam medeniyetine borçlu insanlığın akıl ve vicdanına havale edelim. Gelelim İslam Üniversitesi İdealinin bu iç muhasebeden doğan devinim ve yankılarına. Bunu yalnızca Twitter'daki hashtag çalışmalarından ibaret sanmak yanılgıdır. 

Türkiye'de bu idealin birçok atılımı olmasına rağmen, bir sebebi de zaman ve zeminin elverişli olması veya tabir-i diğerle Allah'ın zaman ve zemini hazırlayışıdır, bu kadar yol alınıp bu kadar samimi bir kitle birbirine perçinlenip en başta Müslüman kamuoyu nezdinde güven kazanarak onlarında desteğiyle yola çıkamamıştır. Elbette bunu esefle söyleriz. Gönül isterdi ki bu temel daha evvelce atılmış, diriliş neslinin mayası şimdiye çoktan tutmuş ve İslam Medeniyeti'nin insanlığı bir anne şefkatiyle kucakladığı günlerin fecri doğmuş olsun... Bunun şimdiye dek olmayışı bizlerin üzerindeki vazife bilincini daha da kamçılamıştır. Bu bilinç ve şuurla ilk adımlarımızı attık. Ve İslam âlemine marifette, bilimde, teknikte, sanatta; kopyacılık, aktarmacılık ve düzenbazlıktan berî bir kadro yetiştirmenin heyecanı ve aynı zamanda çilesi içindeyiz. 

Ne putlaştırılmış bilim ne de şeytanlaştırılmış bilim!.. Allah'ın yeryüzünde câri olan kanunlarını mârifet gözüyle okuyup kainat denen büyük kitabın dikkatli bir mütalaacısı olma ideali. Ne sanatı kapı dışarı etmek, ne de evin anahtarlarını ona teslim etmek.. Ve yeryüzünü teknolojinin, sibernetiğin eliyle kana ve vahşete bulayanlara karşın onların silahlarıyla silahlanmak! 

Bütün bu ideal yumağının birbir çözülüp İslam Üniversitesinin ilmek ilmek işlendiği günlerimize eriştir bizi ey Rabbim!.. Eriştir bizi ey Rabbim!..
 
  • F.Ş.
Yukarı